YAŞASIN İŞÇİ SINIFININ BİRLİK, MÜCADELE ve DAYANIŞMA GÜNÜ

Dörtnala gelip Uzak Asya'danAkdeniz'e bir kısrak başı gibi uzananbu memleket, bizim. Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplakve ipek bir halıya benzeyen toprak,bu cehennem, bu cennet bizim. Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,yok edin insanın insana kulluğunu,bu dâvet bizim...."Bu Memleket Bizim, Bu Cehennem, bu Cennet Bizim " "Bu Davet Bizim" diyerek, bu meydanı dolduran işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, 1 Mayıs İççi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma günümüz, bayramımız kutlu olsun! 133 yıldır dünyanın tüm meydanlarını dolduran sınıf kardeşlerimizle, aynı anda çarpan yüreklerimiz, bu gün, bu meydanda, başta 1977 1 Mayısında katledilen 34 kardeşimizi ve işçi sınıfına adanan tüm kardeşlerimizi anıyor, anıları önünde saygı ile eğiliyorum. Hepinizi Tertip Komitesi adına saygı, sevgi ve kardeşlik duygularımla selamlıyorum.Bugün, bu meydanı dolduran, Çanakkaleli işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler; bu meydanda buluşmamızın nedenlerini, emek düşmanı, sermaye ve onun temsilcilerine hatırlatmak, bu taleplerimizden vazgeçmeyeceğimizi haykırmak için buluştuk. Niye mi buradayız? Niye mi 1 Mayıs İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Bayramını kutluyoruz?

  • Halkın % 99’una ekonomik krizin bedelini zamlarla, işsizlikle, zulümle, açlıkla ödetmek isteyen, bir avuç patronu besleyen bu yağma düzenine hayır demek için bu alandayız.
  • İki milyonun üzerinde yeni işsiz yaratan, krizi fırsata çevirerek işçileri işten atan, zorunlu ücretsiz izinleri dayatan ekonomik krizin sorumlusu sermaye ve onun iktidarından hesap sormak için bu alandayız.
  • İşsizlik Sigortası Fonu’ndaki paraları 7.5 milyon işsiz için değil, patronları ve bankaları kurtarmak için kullanan adaletsiz düzene karşı bu alandayız.
  • Kıdem tazminatımıza “fon” adı altında göz koyanlara, işten çıkarmaları kolaylaştırmaya çalışanlara dur demek için bu alandayız.
  • Bireysel Emeklilik Sistemini zorunlu hale getirip ücretlerimizden kesinti yapmak isteyenlere “çek elini cebimden” demek için bu alandayız.
  • İşçiden-emekçiden dolaylı vergiler, artan oranlı gelir vergisi ile kesip sermayeye, patronlara, hatta futbol kulüplerine bile kaynak aktarmaya çalışan bu iktidara dur demek için bu alandayız.
  • İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin layıkıyla hayata geçirilmesi, işçilerin kar hırsına kurban edilmemesi için bu alandayız.
  • Biz işçiler, emekçiler, emekliler zamlarla yoksullaşırken, enflasyon ücretlerimizi eritirken, vergi yükünü bizlerin sırtına yıkanlara karşı adalet için bu alandayız.
  • Kamu emekçilerine dayatılan yüzdelik zamlara hayır demek, insanca yaşanacak bir ücret ve iş güvenliğinin yok edilmesine karşı, güvenceli iş güvenceli gelecek demek için bu alandayız.
  • “Bedenimiz, kimliğimiz, emeğimiz bizimdir” diyen kadınlar, tacize, tecavüze ve kadın cinayetlerine karşı bu alandayız.
  • Kanun Hükmünde Kararnamelerle, haksız hukuksuz biçimde milyonları işinden edenlere karşı çalışma hakkı için bu alandayız.
  • Kendileri “çift dikiş” kıyak emeklilik keyfi sürerken, Emeklilikte Yaşa Takılanlara “türedi” diyenlere, bu hakkı teslim etmek bir yana emekliliği daha da zorlaştırma planı yapanlara karşı bu alandayız.
  • Doğayı, suyu, maden şirketleri, HES'ler, RES'ler, otoyollar, köprüler yapıyoruz diyerek yok eden, tarımı, hayvancılığı bitiren, eti, soğanı, patatesi hatta samanı bile ithal ederek uluslar arası tekellere ülkeyi mahkum eden, kentleri betona boğup yağmalayarak, sermayeyi büyüten bu barbarlık düzenine karşı bu alandayız.
  • Hapishaneleri muhaliflerle, akademisyenlerle, gazetecilerle, siyasetçilerle dolduran, hapishanelerde tutulan vatandaşların yasal hakları dahi tanımayan, onlara ölümü dayatan bu rejime karşı, hak-hukuk-adalet demek ve ölümü değil, yaşamı savunmak için bu alandayız.
  • Gençlerin ve çocukların umutlu olduğu, dillerin ve inançların eşit olduğu, kimsenin cinsiyeti, cinsel yönelimi, kimliği, inancı sebebiyle ikinci sınıf yurttaş olmadığı bir memleket için bu alandayız.
  • Emperyalistlerin ve yerli işbirlikçilerinin Ortadoğu’da sürdürdüğü savaşa karşı barışı savunmak için bu alandayız.
  • Mültecilerin patronların insafına terk edilmesine, kölelik koşullarında çalıştırılmasına, mültecilerin birer üretim aracına dönüştürülmesine karsı bu alandayız.
  • Sokaklarda, meydanlarda, grevlerde ve hatta seçim sandıklarında bile hakkımızı savunmanın, tepki göstermenin “suç” ilan edildiği bu düzene karşı, demokrasi için, seçme-seçilme, örgütlenme ve grev hakkımız için bu alandayız.
  • Barış, kardeşlik ve eşit yurttaşlık için bu alandayız.

 Değerli Çanakkaleli işçiler emekçiler; Çanakkale'nin yağmaya açıldığı, verimli tarım arazilerinin, altıncılara, rantçılara peşkeş çekildiği, rant uğruna, turizm adı altında, kıyılarının yağmalanmak istendiği, yapımı süren otoyol ve köprü ile, sanayi havzasına dönüştürülmek istenen Güney Marmara ile, termik santrallerle donatılıp, yaşanılamaz hale getirilmek istenen Çanakkale'nin işçileri ve emekçileri, bizler, el ele kardeşçe şehrimize, toprağımıza, suyumuza, doğamıza, emeğimize sahip çıkacağız. Demokrasi, özgürlük, adalet ve laiklik için omuz omuza barışın kenti Çanakkale de hep birlikte barış türkülerini söylediğimiz bu 1 Mayısta, bu kenti yağmalatmayacağımızı, haykırıyoruz.Hükümetin patron yanlısı icraatları, yoksul ve dar gelirlilerin hayatını her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Savaşın, krizin faturası halka kesilirken, patronlara, yeni ‘müjdeler’ geliyor. Grevler yasaklanıyor, zamlar yoluyla alım gücümüz her geçen gün eriyor. Gerçek ücretler sürekli düşerken, enflasyon %30 larla ifade ediliyor. Eğitim,sağlık paralı hale getirilirken, kamu çalışanları sözleşmeli, esnek, kuralsız, can güvenliği endişesi ile çalışmaya zorlanıyor. Gençler gelecekten umutsuz. Genç işsizlik oranı, her geçen gün artıyor.Bu düzene itirazı olan, ülkenin geleceğine dair endişe duyan, demokrasiye, barışa ve adalete hasret milyonlar hiç olmadığı kadar emeğin birleştirici ve dönüştürücü gücüne ihtiyaç duymaktadır. Bizler; işçiler emekçiler birlik ve bütünlük içerisinde, demokrasiye ve ülkemize tüm gücümüzle sahip çıkacağımızı Çanakkale de, bu gün, bu alanda, dünyaya haykırıyoruz. Bu birlik tek adam rejimine dur diyecek, aydınlık, eşit, demokratik, barış ve adaletin inşa edileceği yarınları kuracaktır.Bizler işçiler, emekçiler sermayenin, patronların, AKP'nin ve küçük ortağının bizleri bölmek, parçalamak için kullandığı din istismarcılığına, milliyetçiliğe, mezhepçiliğe pirim vermeden yarınlarımız için, sınıf kardeşleri olarak dayanışma içinde olacağız. Bizler; emperyalistlerin çıkarları için, bölge halklarıyla düşmanlaştırılmamıza izin vermemeliyiz. Bizler her milliyetten ve her inançtan Anadolu halkları, bizler kardeşlik, eşitlik, birlik, beraberlik demeye devam edeceğiz.Bizler, dünya işçi sınıfının bir parçası olarak, yüreğimiz, yedi ana karanın tamamında, aynı coşkunlukta atmakta, yarına dair umutlarımızı hep beraber bir ağızdan çıkmışçasına farklı dillerde dillendirmekteyiz.Bizler alanları bu bayram gününde dolduran işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler; hiç kuşkunuz olamasın….diktatörler, sultanlar, zorbalar, kalmaz gider… BuNe benim sanaTepeden inme bir emrimVe ne deAyaklarına kapanıp ağladığımBir yalvarışımdırBuEğilmez başlarınBükülmez bileklerinYani tarihinDurdurulmaz emridir. YAŞASIN İŞÇİ SINIFININ BİRLİK, MÜCADELE ve DAYANIŞMA GÜNÜYAŞASIN 1 MAYISYAŞASIN 1 MAYISYAŞASIN 1 MAYISHepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.