Uludağ Üniversitesi’nde Tuz Koktu!

body: 

Uludağ Üniversitesi, Rektör Yusuf Ulcay’ın atandığı 26 Şubat 2015 tarihinden bu yana en baskıcı dönemlerinden birini yaşıyor. Kayırmacılık, usulsüzlük ve beceriksizlik, rektörlük icraatlarına damga vuran özellikler olarak öne çıkarken, akademik ve idari personelin yanı sıra öğrenciler de çeşitli engelleme, kovuşturma ve her fırsatta verilen cezalarla yıldırılmaya, sindirilmeye çalışılıyor.
Bursa Şubemiz bugün bir açıklama yaparak Uludağ Üniversitesi’nde yaşananlar hakkında bilgi verdi. Açıklamada, rektörlük seçimi sırasında birlik grubu adayı olan Rektör Yusuf Ulcay’ın rakip aday hakkında YÖK’e ve Cumhurbaşkanlığına son derece yakışıksız karalama mektupları gönderdiği, rektörlük seçimlerinde 576 oyla birinci sırada yer alan adayın yerine, onun yarısı kadar (265) oyla atandığı hatırlatıldı.
Açıklamada, Rektör Ulcay’ın FETÖ/PDY aidiyeti, irtibatı olan ve olabilecek kişileri soruşturmamak ve açığa almamak, hatta yönetici pozisyonlarına atamak yönündeki tutumuyla FETÖ/PDY ile yakınlığını ortaya koyduğu, bununla birlikte FETÖ/PDY ilişkisi var diye açığa aldığı personel ve çalışanlardan 118’i hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı bulunduğu bildirildi. Açıklamada, yönetime geldikten kısa bir süre sonra 8 daire başkanı, çok sayıda şube müdürü ve memurun görev yerlerini değiştiren, personele mobbing uygulayan Rektör Ulcay’ın en çok 3 yardımcı ile çalışma şartına rağmen hukuksuz ve keyfi biçimde 5 rektör yardımcısıyla çalıştığı belirtildi.
Uludağ Üniversitesinin, 2017 yılı için Kalkınma Bakanlığı’ndan 75 milyon TL’lik yatırım bütçesi alarak, 2016 yılındaki bütçesini yüzde 80 oranında arttırdığının ifade edildiği açıklamada, 4 amfi yapılması planlanan sağlık bilimleri fakültesinde “para yok” gerekçesiyle yalnızca bir amfiyle yetinildiği, depreme dayanıksızlığı tescillenmiş ve her an yıkılma riski olduğu için memurların hayati tehlike altında çalıştıkları Rektörlük ek binası ve postane binalarına bütçe ayrılmadığı vurgulandı. Açıklamada, buna karşılık, Rektör Ulcay’ın Uludağ Üniversitesi’ne 20 bin kapasiteli ve 4 minareli cami yapımını birincil sorumluluğu haline getirdiği, üniversite kavramına, şehre “dini hizmet vermek ve geleceğe İslami bir nişan bırakmak” gibi görevleri eklediği belirtildi.
Açıklamada, Uludağ Üniversitesi’nin Ulcay’dan sonra olumsuz yönde değiştiği, uluslararası üniversite araştırmalarına göre dünya sıralamasında hızla geriye gittiği, liyakatsiz kişiler iktidar, milletvekili, bakan yakını oldukları için üniversite dışından getirilerek kadroya atanırken, kurumda çalışan ve kadro bekleyen liyakat sahibi kişilerin ise bekletildiği belirtildi.
Açıklamada, Uludağ Üniversitesi’nde uzun süre kadro bekleyen ve Rektör Ulcay’ın uygulamalarından rahatsız olan çok sayıda öğretim üyesinin istifa ettiği ya da emekli olduğu, şu an özellikle tıp fakültesinde istifanın eşiğinde bekleyen çok sayıda öğretim üyesi bulunduğu, “öğrenci şikayeti” bahanesiyle, muhalif öğretim elemanları hakkında sıklıkla soruşturmalar açıldığı ifade edildi.