BASINA VE KAMUOYUNA 12/11/2017

Hepimizin bildiği üzere 15 Temmuz günü bahane edilerek ülkemizin üstüne bir OHAL ve KHK düzeni çökmüş ve savunma hakkı verilmeden Hükümet tarafından 27 Temmuz’dan bu yana çıkarılan 11 Kanun Hükmünde Kararnameyle binlerce kamu çalışanı mesleğinden edilmiştir. Bunların içerisinde 1547 EĞİTİM-SEN üyesi arkadaşımız da kanunsuz bir şekilde işlerine son verilmiştir.Bu insanlar sadece mesleğinden edilmemişlerdir, bu insanlar hiçbir devlet kurumunda çalışamayacakları gibi özel sektörde de çalışamamaları, yurt dışına çıkamamaları sağlanmıştır. Yani bu insanlara ya açlıktan ölün ya da “ağaç kökü yiyin” denmiştir.Mesleğinden edilen 35 kamu görevlisi bu durumu gururuna yediremeyerek, intihar etmiştir.Sendikal faaliyetler suç sayılamazken, birçok arkadaşımız sendikal faaliyetleri nedeniyle ihraç edildiler. İhraç edilen EĞİTİM-SEN üyesi arkadaşlarımızdan Nuriye ve Semih, hem kendileri hem de ihraç edilen tüm kamu emekçilerinin işlerine iade edilmeleri için bundan tam 369 gün önce; yıllarca emek harcayıp, kopyasız, kayırmasız hak ettikleri işlerine tekrar iade edilmek için eyleme başladılar. Defalarca gözaltına alındıktan sonra, eylemlerinin 120. gününde, işlerine iade edilene kadar sınırsız ve dönüşümsüz açlık grevine başladılar.Yarın açlıklarının 250. günü….Uzun zaman önce kritik eşiği aştılar…..Bu iki güzel insanın istekleri çok basit, sadece ve sadece ADALET….Hani bizlerin her zaman söylediği; “adalet herkese lazım” daki adalet….Hükümet bu durumdan çok fazla rahatsız oldu ve önce Nuriye ve Semih’i sonrada özgürlük anıtını tutukladı….Dünyada bu işin bir benzeri var mıdır?Dünyada göz altına alınan, insanın yaklaştırılmadığı, başka bir insan hakları heykeli var mıdır?Sonra adeta Nuriye ve Semih demek yasaklandı, Nuriye ve Semih diyen gözaltına alındı….Davalarından iki gün önce, Nuriye ve Semih’i savunacak 14 avukat tutuklandı…09.11.2017 günü de sendikamız Eğitim Sekreteri Burak arkadaşımızı: “Nuriye ve Semih diyor, paylaşımda bulunuyor diye, KHK ile işinden edilen insanlar işlerine iade edilsin diyor diye, Sendikamızın Çanakkale Demokratik Kitle örgütleriyle birlikte karar verdiği eylemlere katıldı diye evi basılarak gözaltına alındı.Sevgili Burak EFEYURTLU’ nun en büyük suçlarından biri Suçu ve Suçluyu Övme… Haklarında hiçbir suç kaydı veya kesinleşmiş cezası olmayan Nuriye ve Semih’i anmak nasıl suçu ve suçluyu övmek olabilir??? Olmayan bir suç ve suçlu nasıl övülebilir???Biz burada toplanan duyarlı insanlar olarak, binlerce kamu çalışanını savunma hakkı vermeden işlerinden eden, 35 kişinin intiharına, Nuriye ve Semih’in 250 gün boyunca aç kalarak vücutlarına verdikleri zarara sebep olan yetkililere sesleniyoruz:Kardeşimiz Burak EFEYURTLU’ yu bir an evvel serbest bırakmanızı, Başta Nuriye ve Semih olmak üzere tüm KHK mağdurlarını işlerine geri iade etmenizi istiyoruz…Sorumluluk bizim değil, sizin omuzlarınızdadır. Bu insanların adalete ihtiyaç ve istekleri vardır. Ve geç gelen adalet, adalet değildir….