BASINA VE KAMUOYUNA 04/12/2017

Sevgili Çanakkale halkı ve basın mensupları:Hepimizin bildiği gibi eğitim öğretimin temel taşı öğretmenlerdir. Eğitim konusunda ilerlemiş dünya devletlerine baktığınızda öğretmelerin çalışma koşullarının, eğitim ortamlarının ve en önemlisi saygınlıklarının ne kadar üst sevilerde olduğu görebilirsiniz. Bizim ülkemize baktığınızdaysa:Yıllardır hükümetin ve Millî Eğitim Bakanlığı’nın toplumda kabul görmeyen, eleştirilen politikalarının sorumlusu öğretmenlermiş gibi gösteriliyor. “Öğretmenler çalışmıyor”, “Öğretmenler çok tatil yapıyor”, “Öğretmenler dersleri iyi anlatmıyor” denilerek sadece öğretmenlik mesleğine değil, kişilik haklarına da saldırılıyor. Bunun sonucunda kimi zaman şiddete varan eylemlere, kimi zaman ise yeni angaryalara maruz kalıyoruz.Devamlı değişen müfredatlar ve sınav sistemleriyle eğitimi içinden çıkılmaz bir hale sokup bütün yük eğitim emekçilerinin sırtına yükleniyor.Özellikle eğitim sendikaları olmak üzere farklı kuruluşların yaptığı anketlere göre öğretmenlerimiz; kendilerini değersiz hissediyorlar, yaptıkları işten zevk almıyorlar ve durumlarının her geçen gün daha kötüye gittiğini düşünüyorlar. Bunun sonucu olarak da öğretmenlerimizin %60’ı mesleklerini bırakmayı düşünüyorlar.Okullarda nitelikli eğitim yapılması için fiziki şartları iyileştirmesi, kurum içinde çalışanların iş barışını sağlaması ve koruması, eğitim öğretim için uygun bir psikososyal ortamı oluşturması gereken okul müdürleri ve müdür yardımcıları öğretmenler arasında dayanışmayı değil rekabeti teşvik eden, öğretmenlerin aralarındaki ilişkiyi zayıflatarak kendi yönetim mekanizmalarını güçlendirmeye çalışan, okulların yönetiminde öğretmenler kurulu kararlarından ve taleplerden ziyade kendi kişisel ve siyasi tercihlerine göre karar alan ve uygulayan; kısaca öğretmenleri öğretmenlere rağmen yönetmeye çalışan bir yapıya bürünmüşlerdir. Bu durumda idareci ataması için hayata geçirilen ve en başından beri eleştirdiğimiz mülakat sisteminin etkisi ise çok büyüktür. Bunun sonucunda, göreve layık olmayan idarecilerin yarattığı tahribatları ne yazık ki medyadan takip etmekteyiz.İlimizin üç güzide okulunda görevine layık olmayan müdürler tarafından meslektaşlarımıza mobbing uygulanmaktadır. İş barışını ortadan kaldırarak eğitim öğretimin değil kendi hegomanyalarının daha önemli olduğunu göstermektedirler.Türk Eğitim-Sen’ in geçen hafta gündeme getirdiği, Karacaören İlkokulu Müdürü Gülümser Acar’ın; öğretmenlere baskı uyguladığı, öğretmenler odasında bulunan ve tek çay içebilecekleri çay makinesini kaldırdığı, her gün hizmetlilere kahvaltı hazırlatıp kahvaltı yaptığı, pazartesi hariç her gün 10:30’da geldiği halde, öğretmenlere geç geldikleri yönünde baskı yaptığı ifade edildi. Öğretmenler kurul toplantısında, ders esnasında öğretmenlerin tuvalete gitmemesi gerektiği, rahatsızlığından dolayı mutlaka gitmesi gerekiyorsa kendisine bilgi verilmesini ya da doktordan rapor alınması gerektiğini ifade etmiştir. Çanakkale Merkez Atatürk Ortaokulu Müdürü Kemal Kocaoğlu, bu okul müdürü olarak atanır atanmaz okulun ders giriş çıkış saatleriyle oynamış ve Cuma gününün ders saatlerini sanki veliler ve öğretmenlerden yoğun istek var gibi göstererek Cuma Namazı’ na göre ayarlamıştır. Müdür Kemal Kocaoğlu’ nun bir yerlere yaranmak için yaptığı bu uygulamadan hem okul velileri hem de öğretmenleri şikayetçidir. Öğretmen ve veliler okulda yaşanacak bir Alevi-Sünni ayrışmasının yaşanması olasılığı ile tedirgin olduklarını ifade ederek, din konusunun Milli Eğitim’den uzak tutulmasını istediklerini belirttiler. (Çanakkale Olay)ilimiz Fatma Şemsettin Çamoğlu Ortaokulu’nda ise Medyaya yansıyan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşınan bu olayda meslektaşımız, Suna Davulcu: “yeni okuldaki lavabo ve tuvaletlerin tam olarak bitmediği, zeminin hazır olmadığı, özellikle anasınıfı öğrencilerinin tuvalet ihtiyacını gideremeyeceğini” söylediği, öğrencilerinin eğitimini düşündüğü için okul müdürü, İslam Demirel tarafından bağırıp çağırılarak aşağılanmıştır. Bunu guruna yediremeyen arkadaşımız fenalaşmış ve hastanelik olmuştur.Okul öğretmenleri tarafından hakkında pek çok şikâyet bulunan İslam Demirel hakkında şikayet dilekçesi verildiği halde hala görevine devam etmektedir.Biz burada bulunan üç eğitim sendikası olarak yetkililerden İslam Demirel’ in bir an önce görevden el çektirilmesini ve hakkında gerekli işlemlerin bir an önce başlatılmasını talep ediyor, idarecilerin bu tür keyfi baskıcı uygulamalardan vazgeçmeleri gerektiğini tüm öğretmenler adına bir kez daha dile getiriyor ve öğretmen arkadaşlarımızı çalıştıkları okullarda birlik içinde hareket etmeye, keyfi uygulamalar karşısında ise biz eğitimcilerin ve eğitimin ortak çıkarları