Andımız Tartışmalarıyla Üzeri Örtülmek İstenen Gerçekler Var!

body: 

AKP’nin, kendi tabanında safları sıklaştırmak amacıyla ve dolayısıyla siyasi sonuçlarını hesaplayarak aldığı “andımız” kararının Danıştay tarafından yürütmesi durduruldu. Sanki Türkiye’de bağımsız yargı varmış havası estiren bu kararın ardından yaşanan tartışmaların tarafları hiçbir gerçekliği olmayan politik değerlerin temsilciğine soyundu. Nasıl mı?

  • Danıştay’ın kararı ile sanki Türkiye’de yargı bağımsızlığı varmış havası estirildi!
  • Memur Sen ise “andımıza” karşı aldığı tavrı, “eşitlik” ve “özgürlük” savunuculuğu üzerine inşa etti!
  • Andımızı savunan kimi çevreler ise “Cumhuriyet değerlerini savunuyoruz” düşüncesine kapıldı!

Açıkça belirtmek isteriz ki bu zemin, bizatihi AKP tarafından bilinçli ve kontrollü olarak yaratılmış, konu pedagojik ilkeler ve evrensel çocuk hakları kapsamında tartışılmadan sadece siyasi çıkar hesapları güdülerek oluşturulmuştur.
Üstelik, gerçekliği gizleyen maskeler de bu tartışmanın en önemli unsurunu oluşturmuştur. Bilinçli şekilde yaratılan imajlar sonucunda, yeni rejimin ortağı “Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan” konumu almakta, Saray merdivenlerinde cübbesini ilikleyen yargıya bağımsızlık imajı verilmekte ve kamu emekçilerinin değil siyasi iktidarının çıkarlarını savunanların diline “eşitlik ve özgürlük” kavramları yerleştirilmektedir. Çünkü yeni rejimin sahiplerinin bu gerilime, bu tartışmaya ihtiyacı vardır!
Cumhuriyetin en temel demokratik değerlerinin, temel hak ve özgürlüklerin, yaşam hakkının, yargı bağımsızlığının ortadan kaldırıldığı; çocuk hak ve özgürlüklerinin yok sayıldığı; Türkiye’de yaşayan farklı kimliklerin, dillerin ve inançların her defasında nefret söyleminin hedefi haline getirildiği dönemlerde, yani sahici, yakıcı, gerçekçi her sınama anı hatırlandığında bugün takılan maskeler gerçekliğini yitirmektedir.
Eğitim Sen olarak, Türkiye’de demokratik bir siyasi atmosfer yaratılmadan çocuk hakları üzerine, eğitimin temel sorunları üzerine demokratik(!) tartışmaların yürütülemeyeceğini, sorunlarımıza sahici çözümler getirilemeyeceğini belirtmek isteriz. AKP’nin eğitim aracılığıyla yürüttüğü toplum mühendisliği derinlemesine tartışılmadan, eğitimdeki dönüşümün boyutlarının vahameti görülmeden yürütülecek her tartışmanın, her mücadelenin sığ kalacağının bilinmesini isteriz. Bu nedenle sendikamız, dün olduğu gibi bugün de bütünlüklü bir mücadele perspektifiyle hareket etmeyi sürdürecektir.