Aladağ İçin Adalet İstiyoruz!

body: 

2016 yılında Aladağ’da, bir cemaate ait yurtta 11 çocuk yetkililerin gözleri önünde, muktedirlerin siyasi hesapları uğruna yaşamını yitirdi.
Bugün görülen davada sanık avukatları, bu vahşete, bu katliama karşı çıkanları siyasi rant peşinde koşmakla itham etti. Sanki bu davanın peşini bırakmayanlar, o çocukları o yurda gitmek zorunda bırakmış gibi!
11 çocuğumuzun herkesin gözleri önünde yaşamını yitirmesi, katledilmesi davasında bir tane dahi tutuklu sanık bulunmuyordu. O vahim gecede, çocukların yanında kalan ve cemaatin “gönüllü belletmenler” dediği kişiler sadece kayıt dışı çalışmaları nedeniyle Çalışma Bakanlığı nezdinde değil, mahkeme nezdinde de yok sayıldı.
Mahkemenin seyri ise bugüne gelinen noktayı gözler önüne sermektedir. Yurdun sahibi olan dört dernek yöneticisi önce tutuklanmış, sonra serbest bırakılmış ve ardından avukatların, Sosyal Haklar Derneği’nin ve Adana Barosu’nun yaptığı itirazlar neticesinde tekrar tutuklu yargılanmışlardır.
2’şer yıldan 15 yıla kadar haklarında hapis cezası istenen sanıklar için davayı izleyen avukatlar, bu ceza taleplerinin “ödüllendirme” niteliğinde olduğunu belirtmiş, iddianamenin eksik bilgilerle yazıldığını, bilirkişi raporunun ise alanında uzman kişiler tarafından yazılmadığını belirtmişti.
Sanki Milli Eğitim Bakanlığı, dini vakıf ve cemaatlerle protokol yapmıyormuş, muktedirler bu grupları “yol arkadaşı” olarak görmüyormuş gibi yaşanan vahametin sorumluları, 9. duruşmada da “adalet” talebinde bulunanları suçladı. Ancak mahkeme heyeti, sanıkların adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmalarına hükmetti.
Aladağ için gerçek adaletin gelmesini engelleyen, siyasi hesaplar uğruna o çocukların yaşamlarını hiçleştiren herkese tek bir sözümüz var, “Kan var bütün kelimelerin altında”! Üstelik bu hakikat öylesine güçlü ve öylesine insani ki hiçbir dinin, hiçbir siyasi görüşün bunu değiştirmeye yetecek kudreti de bulunmamakta!
Eğitim Sen olarak, ilk günden bugüne takip ettiğimiz ve bugünkü kararla 4 Temmuz 2019 tarihine ertelenen davadan gerçek bir adalet çıkması için tüm gücümüzü seferber edeceğimiz bilinmelidir. Çocuklarımızın yaşamı ve geleceği bizler için her şeyden önemlidir. Siyasi hesaplar peşinde koşanların, çocuklarımızın hayatıyla oynamalarına asla izin vermeyeceğiz! Aladağ kader değil, katliamdır! Bu nedenle 4 Temmuz 2019 tarihinde de “adalet” talebimizle duruşmayı yakından takip edeceğimiz herkes tarafından bilinmelidir.