10 Ekim Katliamında Sorumluluğu Olanların Tamamı Yargılanmadan Bu Dosya Kapanmamalıdır!

body: 

Türkiye’nin başkentinde Ankara Garı’nda, binlerce polisin gözü önünde gerçekleştirilen ve sadece Türkiye değil, dünya tarihinin en acımasız, en vahşi katliamlarından birisi olan 10 Ekim Ankara katliamının üzerinden iki buçuk yıl geçmiş olmasına rağmen katliamla ilgili açılan davada sorumluların tamamının yargılanması ve katliamın gerçek faillerinin yargı önüne çıkarılması konusunda somut bir ilerleme sağlanamamıştır. 12-13 Haziran tarihlerinde yargılamanın 9. duruşmasının gerçekleştirildiği davada, katliamın gerçekleşmesinde sorumluluğu olan kamu görevlilerini koruyan ve yargılamayı sadece tutuklu sanıklarla sınırlayan bir yargılama sürecinin yaşandığı görülmektedir.
Katliamla ilgili istihbaratın emniyet birimlerine ulaşmasına ve ayrıca faillerin mahkeme kararları ile teknik ve fiziki takip altında olmalarına rağmen katliamı gerçekleştirmiş olmaları, yaşanan bu vahşette sorumluluğu olanların sadece yargılanan tutuklu sanıklar olmadığını açık şekilde ortaya koymaktadır.
İlk duruşmadan bu yana 10 Ekim ailelerinin avukatlarının ısrarlı taleplerine rağmen, dosyaya kamu görevlileri ısrarla eklenmemiştir. Ayrıca suçun kapsamı ve sonuçlarından kaynaklı “insanlığa karşı işlenen suç kapsamına” alınmayarak, savcılık mütalaasının sınırlı tutulması da kabul edilebilir bir durum değildir. Gelinen aşamada ise, mahkeme heyetinin yargılamayı bir an önce sonlandırma telaşını anlamak ve kabul etmek mümkün değildir.
10 Ekim katliamı davasında savcının tüm itirazlara rağmen esasa ilişkin mütalaa vermesi ve sadece tutuklu sanıklarla sınırlı bir yargılama yapılmak istenmesi, ailelerin ve davayı takip eden kurumların büyük tepkisini çekmiş ve karar duruşması mahkeme heyeti tarafından salonun yetersiz olduğu gerekçesiyle Sincan Ceza İnfaz Kurumu’na alınmış, bir sonraki duruşmanın 31 Temmuz- 1-2 Ağustos 2018 tarihlerinde yapılmasına karar verilmiştir.
10 Ekim katliamından önce IŞİD’lileri dinlemeye alıp eylem planlarına kulaklarını kapatanların, bugün yakınlarını kaybeden ailelerin ve kurumların taleplerine de kulaklarını tıkaması, katliamda sorumluluğu olan kamu görevlilerini koruyan bir tutum takınması, 10 Ekim katliamı dosyasının asıl sorumluları yargılayıp cezalandırmadan kapatılmak istendiğini göstermektedir.
İnsanlığa karşı suç işleyen bir örgüt olan IŞİD’in eylemlerine ve bu eylemleri engellemekle görevli olanların sorumlulukları konusunu yargının göz ardı etmesi kabul edilemez. Bu nedenle bu davada adaletin sadece tutuklu sanıklara verilecek cezalarla sağlanabilmesi mümkün değildir. Katliamın gerçekleştiği ana kadar sorumluluğu olan herkesin hesap vermesi ve ihmallerinin cezasını çekmesi gerekmektedir.
Ülke tarihine kara bir leke olarak geçen 10 Ekim katliamında sadece sanıkların cezalandırılmasıyla sınırlı bir yargılama yapılıp dosyanın kapatılmasına izin vermeyeceğiz. Kamu görevlilerinin 10 Ekim katliamındaki sorumluluğu apaçık ortadadır ve bu durum mahkeme tarafından tespit edilene kadar davanın takipçisi olacağımız bilinmelidir.
Eğitim Sen olarak 10 Ekim’de kaybettiğimiz barış güvercinlerini bir kez daha özlemle anıyor, tüm sorumlular yargı önünde hesap verene kadar davanın takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz.