ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ ÇEMBERİMİZE SIĞMAZ…31/05/2018

Eğitim sistemi neresinden tutsak elimizde kalan bir hale dönüştürülmüştür. Böylesi bir durumda alelacele yapılan her değişiklik sorunun içinden çıkılmasını güçleştirmekte, sonuçların daha ağır olmasına neden olmaktadır. Yapılması gereken hâlihazırdaki toplum mühendisliği mantığının ortadan kaldırılması, demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü bir yönetim aklıyla sorunların ele alınması ve köklü çözümler üretilmesidir.  Hükümet ve MEB nın uygulamaya koyduğu Teog yerine getirilen yeni sistemin uygulanamaz olduğu konusunda, Eğitim Sen aylardır mücadele etmektedirSendikamız, MEB uygulamaya koyacağı Teog yerine getirilen Çember sisteminin, velilerden de geçemediğini göstermiştir. Eğitim Sen, veliler arasında yaptığı anket çalışması ile bu sisteme velilerin de onay vermediğini kamuoyuna açıklamıştır.Biz Eğitim Sen olarak “Çocuklarımız ÇEMBERİNİZE sığmaz” şiarı ile Türkiye genelinde mücadeleye devam ederken Çanakkale yerelinde Çember sisteminin nasıl uygulanamaz olduğu konusunda bilgi verelim.Milli Eğitim Bakanlığı, milyonlarca lira harcadığı imam hatip liselerinde başarıyı arttıramayınca çareyi 298 imam hatibi ‘nitelikli’ lise sayarak başarılı öğrencileri sınavla bu okullara yönlendirmekte buldu. MEB’in lise giriş kılavuzundaki 1367 ‘nitelikli okul!’ listesinde, 222 Anadolu lisesine karşılık 298 imam hatip lisesi öğrencilere ‘alternatif’ olarak sunuldu. Çanakkale Merkez ve İlçeler dahil 10 lise sınavla öğrenci alacak ve bu on okulun toplam kontenjanı 720’dir. Ayvacık da Fen Lisesi kontenjanı 90, Çan da Fen Lisesi kontenjanı 60, Gelibolu da Fen Lisesi kontenjanı 60, Biga da 1 Fen Lisesi kontenjanı 90,/ 1 İHL kontenjanı 60,/ 1 EML kontenjanı 30 dur. Çanakkale il merkezinde sınavla girilebilecek liseler; Fen Lisesi Kontenjanı 120, Sosyal Bilimler Lisesi kontenjanı 90, TOKİ Proje İHL kontenjanı 90, Merkez EML kontenjanı 30 olarak MEB tarafından belirlenmiş bulunmaktadır. Çanakkale’nin Yenice, Lapseki, Ezine, Bayramiç gibi ilçelerinin hiç birinde nitelikli(!) okul yoktur. Buradaki çocuklarımızı bakanlık peşinen niteliksizliğe(!) mahkûm etmiş bulunmaktadır. Yılların okulları, pek çok başarıya imza atmış Vahit Tuna AL, İbrahim Bodur AL gibi pek çok anadolu lisesi niteliksiz(!) okullar kategorisine alınmış bulunmaktadır. Sınavla öğrenci alacak kontenjan düşünüldüğünde Çanakkale deki nitelikli(!) okullara gidemeyecek olan pek çok öğrenci adrese dayalı, üçlü çember modeline göre liselere yerleşecektir. Bakanlık “hiç kimse istemediği okula gitmeyecek” dese bile, bunun pek mümkün olmadığı aşikârdır. Bu tür açıklamalarla oluşabilecek tepkileri azaltmak isteyen bakanlığa sormak lazım; “boş kalan İHL ve Meslek Liselerine gitmeyen öğrencilerin tamamını Çanakkale il genelinde adrese dayalı nasıl yerleştireceksiniz?”Öğrencilerden, üçlü çember modeliyle oluşturulacak eğitim bölgelerinde, 3 İHL, 3 Lise, 3 Meslek Lisesi olmak üzere toplam 9 okuldan 5 tercihte bulunması istenecektir. Böylece 5 zorunlu tercih yapmaya zorlanan öğrenci, istemediği okula gitmeye zorlanmaktadır. Adrese dayalı yerleştirme yapılacak ise, örneğin Barbaros Mahallesinde, İbrahim Bodur ve Hasan Ali Yücel Anadolu Liselerine Barbaros Mahallesindeki tüm öğrencileri göndermek mümkün mü? Kontenjan sorunu yaşandığında bu öğrenciler nereye nasıl yerleştirilecek. Vahit Tuna’ya gitmek için veliler emlakçıların kapısını mı aşındırsın, yoksa ev mi satın alsın veya hileli yollara mı başvursun? Esenler Mahallesinde kira ve konut fiyatlarının, lise tercihleriyle doğru orantılı olarak fırlamasına nasıl engel olacaksınız? İl merkezinde sadece bir İHL var. Nasıl öğrencilere 3 İHL önereceksiniz? İlçelerde öğrencileri nasıl en yakın okula göndereceksiniz? Ayrıca 2 Haziranda yapılacak sınav kapıya dayanmışken, halen ilimizde sınavsız geçiş süreci hakkında herhangi bir açıklama yapılmamıştır.Öğrencilerimizin, velilerimizin gelecekte ne ile karşılaşacağı büyük bir muammadır. Bu soruları çoğalmak mümkündür. Eğitim de yaşanan bu kaosun sorumlusu AKP hükümetinin çocuklarımızın geleceğiyle oynamasına dur demek, çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmak hepimizin görevidir. Her öğrencinin istediği okul türüne ve istediği okulda eğitim alması temel bir insan hakkı iken bugün yaşananlar ve yaşanacak olanlar gençlerin geleceklerinin ve hayallerinin ellerinden alınmasından başka bir anlam taşımamaktadır. MEB yetkilerini çocukların üstün çıkarları yerine başka bir amacı gerçekleştirmek için kullanmaktadır. Çocuklarımızın hayallerinin ve geleceklerinin ellerinden alınmaması için velilerimizi birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. Eğitim sistemindeki 16 yıldır süregelen istikrarsızlıklara karşı “Çocuklarımız Çemberinize sığmaz” diyor ve iki hafta boyunca Eğitim Sen olarak stant açarak bu sistemin uygulanamaz olduğunu halkımıza velilerimize duyuruyoruz. EĞİTİM-SEN ÇANAKKALE ŞUBE