Çocuklarımızın Düşleri İçin, Çocuk İstismarcılarının Düş Peşine!

body: 

BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, 18 yaşından küçük olan herkes çocuktur. Türkiye; Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi’nden, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne kadar çocukların korunmasına yönelik pek çok sözleşmeye imza atmışsa da fiiliyatta zaten mağdur olan çocukların tekrar mağdur olmasına neden olan uygulamalar ve açıklamaların yaşandığı bir ülke durumuna gelmiştir.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın internet sitesindeki Dini Kavramlar Sözlüğü’nde ‘İslâm hukukçularınca buluğ çağının alt sınırı, erkekler için 12, kızlar için 9 yaş olarak’ belirlenmiş, aynı zamanda ilgili sözlükte, nikâh tanımlamasında ‘Buluğ çağına erişmiş kadının velisi olmaksızın kendisinin nikâhlanabilmesi mümkün olmakla birlikte, velisinin de bulunması menduptur’ şeklinde açıklamalar yapılmıştır.Diyanet, çocuk yaşta evlendirmeyi özendirmekte, çocukların istismar edilmesini açıkça teşvik etmekte ve meşrulaştırmaktadır.
Diyanet’in açıklamaları AKP’nin iktidar olduğu günden bu yana sürdürdüğü gerici ve cinsiyetçi politikaların devamı niteliğindedir.Cinsiyetçi politikaları ile AKP her geçen gün artan kadın cinayetlerini ve çocuk istismarlarını görmezden gelmektedir. 2017 yılında 409 kadın katledilmiş, 387 çocuk cinsel istismara uğramıştır.
Karma eğitim uygulamalarına son verilmeye çalışılması, çocuk yaşta evliliklerin önünü açan yasal düzenlemeler,müftü nikahı vb. pek çok adım, ülkemizde çocuk haklarının bizzat iktidar tarafından ihlal edildiğinin göstergeleridir.4+4+4 sistemi ile örgün eğitimdeki kız çocuklarının sayısında ciddi bir düşüş yaşanmış, çocuk yaşta evliliği teşvik eden düzenlemeler ile binlerce kız çocuğu eğitim sisteminin dışına itilmiştir. Eğitimde bu düzenleme ile hız kazanan dönüşüm sonucunda 2 milyon çocuk örgün eğitim dışında kalmıştır.
Son yıllarda artan istismar haberleri tesadüf değil,bir zihniyetin, bir ideolojinin ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır. AKP zihniyetine göre çocuk tanımı diğer pek çok konuda olduğu gibi evrensel ve bilimsel tanımlamalardan ziyade dinsel referanslar veri alınarak yapılmaktadır.  Bilimsellikten tamamen uzak, çocuk gelişimini ve pedagojiyi yok sayan AKP, ihtiyaçları doğrultusunda kadınlar ve çocuklar üzerinden fetvalar vermeye devam etmektedir. Cinsiyet ayrımcı zihniyet; kadın ve erkeği eşit görmemekte, kadını aile içinde tanımlayarak, toplumsal rollere hapsetmek istemekte, kadını sosyal, ekonomik ve siyasi hayattan kopararak sadece çocuk doğurmakla yükümlü görmektedir.Kadın erkek rolleri bu zihniyete göre oluşturulmakta,evlilik yaşının gerici ideoloji doğrultusunda küçültülmesi ile çocuk yaşta evlilikler meşru gösterilmeye çalışılmaktadır.
Bizler eğitim ve bilim emekçisi kadınlar olarak, AKP’nin kadın ve çocuk düşmanı politikalarına ve cinsiyetçi uygulamalarına karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.

  • Tecavüze uğradığımızda ‘O saatte orada ne işin vardı?’ dediğiniz için,
  • Cinsiyetçi, ayrımcı politikalardan güç alan eğitimci niteliği taşımayan gericiler, ‘Kız öğrencilerin giydiği eşofman onları çıplak yapar.’ dediği için,
  • ‘Bir kereden bir şey olmaz.’ dediğiniz için,
  • Milli Eğitim Bakanı İsmet YILMAZ ders kitabında bulunan ‘Kadının kocasına itaati ibadettir.’ ifadesini ‘Kadının aile içindeki konumuna ve sorumluluğuna işaret ediyor’ dediği için,
  • Adalet Bakanı ‘Bunlar tecavüzcü değil, cinsel istismar suçunu zorla işlemiş kişiler değil, tamamen ailelerin ve küçüğün rızasıyla yapılmış işler’ dediği için,
  • Katillere duruşmalarda takım elbiseyle geldi diye iyi hal indirimi dağıttığınız için,
  • Kadın hakları hakkında yasalar hazırlamak yerine müftülük yasası çıkardığınız için,
  • ‘9 yaşında anne, 12 yaşında baba olunabilir’ diyerek çocuk istismarının önünü açtığınız için,
  • Dikili’de,Aladağ’da,Ensar’da çocuk istismarı davalarına  gizlilik kararı getirdiğiniz için,

ÇOCUKLARIMIZIN DÜŞLERİ İÇİN,
 ÇOCUK İSTİSMARCILARININ ‘DÜŞ PEŞİNE’ DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ!!!